Ana Sayfa / Alt Hastalık / Geğirememe Sendromu (Retrograde Cricopharyngeus Dysfunction)(No Burp Sendromu)

İçindekiler

Geğirememe Sendromu

Tedavi Detayları

Geğirememe Sendromu midede hazımsızlık, şişkinlik, midede guruldayan sesler, göğüs ağrısı, karın ağrısı ile kendini gösteren bir hastalıktır.Geğirme, çoğumuzun hayatında zaman zaman yaşadığı, bazıları için ise sürekli bir sorun olan doğal bir vücut işlevidir. Bu yazımızda geğirmeyle ilgili bilinmesi gerekenleri ve sıklıkla yaşanan problemlerden biri olan giyilememe sendromunu ele alacağız.

Geğirememe Sendromu (R-CPD): Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Geğirme, vücudun mide ve yemek borusunda biriken havayı dışarı atmak için kullandığı doğal bir refleks hareketidir. Ancak bazı bireyler için bu oldukça sıradan görülen refleks, bir sağlık sorununa dönüşebilir. Tıp literatüründe R-CPD (Retrograde Cricopharyngeus Dysfunction) olarak bilinen bu durum, halk arasında geğirememe sendromu olarak anılır. Hastalar, geğirememeleri nedeniyle hem fiziksel hem de sosyal açıdan ciddi rahatsızlıklar yaşarlar.

Geğirememe Sendromu Nedir?

Geğirememe sendromu, kişinin istemli veya refleks olarak geğirememesi durumudur. Bu rahatsızlıkta yemek borusu ile boğaz arasında bulunan ve yutma işlevinde görev alan krikofaringeus kası, yeterince gevşeyemez. Sonuç olarak midede veya yemek borusunda biriken gaz dışarı atılamaz. Bu durum hastalarda göğüs ağrısı, şişkinlik, mide rahatsızlıkları ve sosyal sorunlara neden olabilir.

Geğirememe sendromu bir “refleks bozukluğu” olup, ciddi hayat kalitesi kaybına yol açabilir. Ancak günümüzde tanınması ve tedavi edilmesi mümkündür.

Geğirememe Sendromunun Belirtileri

Geğirememe sendromunun belirtileri zamanla şiddetlenebilir. En yaygın belirtiler şunlardır:

  • Geğirememe ya da geğirmeyi denediğinde boğazda sıkışma hissi

  • Yemeklerden sonra midede aşırı gaz birikmesi

  • Göğüs bölgesinde baskı veya ağrı

  • Kendi sesinin yankılanması veya boğazda titreşim hissi

  • Sürekli boğaz temizleme ihtiyacı

  • Yüksek sesle konuşmada zorlanma

  • Sosyal ortamlarda mide ve bağırsak gazı nedeniyle yaşanan rahatsızlık

  • Gazın vücutta sıkışması sonucu halsizlik, yorgunluk hissi

Bu belirtiler genellikle sabit bir düzeyde seyretmez; stresli dönemlerde veya büyük öğünlerden sonra daha da artabilir.

Kimlerde Görülür?

Geğirememe sendromu genellikle doğuştan gelir, ancak bazı durumlarda sonradan da gelişebilir. Her yaştan bireyde görülebilir. Ancak çoğu hastanın şikâyetleri çocukluk ya da ergenlik döneminden itibaren başlar. Kadın-erkek oranı dengelidir.

Bununla birlikte uzun yıllar boyunca hastalar bu durumu “kişisel bir özellik” olarak değerlendirdikleri için hekime başvurmazlar. Bu nedenle teşhis süreci gecikebilir.

Tanı Yöntemleri

Geğirememe sendromu çoğu zaman hastanın hikâyesi ile tanınır. Ancak tanıyı netleştirmek ve diğer sorunlarla karıştırmamak için bazı testler yapılabilir:

1. Detaylı Hasta Öyküsü

Hastaların, geğirememe ve buna bağlı şikâyetlerini nasıl yaşadıklarını anlatmaları tanı için ilk ve en önemli basamaktır.

2. Videoendoskopik Yutma Testi (FEES)

Burundan yerleştirilen ince bir kamera yardımıyla hastanın yutkunması ve krikofaringeus kasının çalışması gözlemlenir.

3. Floroskopik Yutma Testi

Hastaya kontrastlı sıvı içirilerek röntgen altında yemek borusunun hareketi izlenir.

4. Manometri

Yemek borusu boyunca kasların ne kadar basınç ürettiği ölçülür. Bu yöntem ile krikofaringeus kasının gevşeyip gevşemediği tespit edilebilir.

Geğirememe Sendromu Tedavi Yöntemleri

1. Bonta Uygulaması

En yaygın ve etkili yöntemlerden biridir. Endoskopik olarak krikofaringeus kasına uygulanan bonta, bu kasın geçici olarak gevşemesini sağlar. Böylece geğirme refleksi mümkün hale gelir.

Avantajları:

  • Cerrahi müdahale gerektirmez

  • Hızlı iyileşme süreci

  • Yüksek başarı oranı (ilk uygulamada %80’e yakın)

Dezavantajları:

  • Etki geçici olabilir (3-6 ay)

  • Bazı hastalarda tekrarlayan uygulamalar gerekebilir

2. Cerrahi Krikofaringeus Miyotomi

Kası tamamen keserek gevşetmeye yönelik bir işlemdir. Genellikle bonta yanıt vermeyen hastalarda tercih edilir. Açık veya endoskopik yöntemle yapılabilir.

3. Yutma ve Solunum Terapisi

Hastalığın tedavisine destek amaçlı, konuşma ve yutma terapistleriyle birlikte yapılan egzersizler önerilebilir.

Tedavi Sonrası Süreç

Bonta uygulamasından sonra hastalar genellikle 1-2 gün içinde geğirme refleksine kavuşurlar. İlk günlerde hafif yutma güçlüğü olabilir, ancak genellikle kısa sürede geçer. Cerrahi sonrası iyileşme süreci ise kişiye bağlı olarak değişebilir.

Yaşam Kalitesine Etkisi

Geğirememe sendromu sadece fiziksel değil, psikolojik sorunlara da neden olabilir:

  • Sosyal çekingenlik ve utanma

  • Kalabalık ortamlardan kaçınma

  • Kaygı bozuklukları

  • Yemek yemede endişe

Tedavi sonrası hastaların yaşam kalitesinde belirgin bir iyileşme görülür. Pek çok hasta, “hayata yeniden başladığını” ifade eder.

Sık Sorulan Sorular

Geğirememe genetik midir?
Hayır, genetik olduğu düşünülmemekle birlikte kesin nedeni bilinmemektedir.

Geğirememe psikolojik midir?
Hayır, fizyolojik bir durumdur. Ancak uzun süreli rahatsızlık psikolojik etkiler yaratabilir.

Her geğiremeyen kişide bu sendrom mu vardır?
Hayır. Geçici reflü, gastrit gibi nedenlerle de geğirememe yaşanabilir. Süreklilik gösteren durumlarda hekim değerlendirmesi gereklidir.